Kendi İntiharını Yazan Bir Osmanlı Aydını: Beşir Fuad


Sıra dışı ölümü ve yaşama tarzı ile ilgilimi çok çeken adını sürekli internet üzerinden araştırdığım. Gazeteci, düşünür ve daha bir çok sıfatın sahibi Beşir Fuad’ın ilginç yaşam öyküsünü sizlere anlatacağım.


Beşir Fuad pek çok savaşa katılmış bir asker, askerliği yanı sıra gazeteler, dergilerde çıkarmıştır.  Osmanlı’nın bir çok Batılı yazar ile tanışmasına vesile olmuş çevirmendir.
Bilim ve felsefeye düşkün, Fransızca, Almanca ve İngilizceyi çok iyi bilen bir kişiliktir. İlk denemeci, ilk materyalist, ilk eleştirmen gibi pek çok sıfatlara sahip bir Osmanlı entelektüeldir.

‘’ 1852 yılında İstanbul’da dünyaya gözlerini açan Beşir Fuad, bir süre Osmanlı padişahı Sultan Abdülaziz’in yaverliğini de üstlenmiştir. ‘’

Her insanın başına kötü olaylar gelebilir ama Beşir Fuad’ın başına gelenler biraz fazla gibi görünüyor. Mutsuz bir evliliği olan Beşir Fuad bu evlilikten olan bir çocuğunu ufak yaşta kaybeder. Annesi bir akıl hastalığı yüzünden öldüğü için Beşir Fuad’ta bir gün aklını kaybederek ölmekten korkarak yaşar.

Beşir Fuad’ın en yakın dostu hepimizin yakından tanıdığını ve sevdiği yazar Ahmet Mithad Efendi’dir.
Beşir Fuad yapacağı intiharını aylar önce düşünmüş gibi çünkü yakın dostu Ahmet Mithat Efendiye yazdığı bir mektupta gerçekleştireceği intiharı haber verir. 

Ahmet Mithad Efendiye yazdığı mektup;

"İntiharımı fenne tatbik edeceğim; şiryanlardan birinin geçtiği mahalde cildin altına klorit kokain şırınga edip buranın hissini ibtal ettikten sonra orasını yarıp şiryanı keserek seyelan-ı dem tevlidiyle terk-i hayat edeceğim. Kan akmakta iken her zaman şiryanı sıkıca tutarak vesair tedbire müracaat ederek muhafaza-i hayat mümkün olduğu halde azmimden nükul etmeyeceğim!"

 *şiryan atardamar*seyelan-ı dem: kan akma




Beşir Fuad dediğini yapar ve 1887 yılının Şubat ayında daha 35 yaşındayken intihar eder. 
İki yıl önce Ahmet Mithat Efendiye yazdığı mektuptaki şekilde hem de!
Kendine klorit kokain enjekte edip bileklerini usturayla keserek ölümü bekler Beşir Fuad.
Ölümü beklerken hissettiklerini kaleme alır, insan ölürken neler hisseder bunları yazar ve insanlığa bir faydası olmasını ister.
İçtiği karışım sayesinde vücudu uyuşmuştur ve fazla acı hissetmediği için kendini yavaş yavaş keserek organlarını dışarıya çıkarır. ‘’ Rivayet olabilir.’’

Ölmeden önce kaleme aldığı yazısında şunları yazmıştır Beşir Fuad. 
‘’ Ameliyatımı icra ettim. Hiçbir ağrı duymadım. Kan aktıkça biraz sızlıyor. Kanım akarken baldızım aşağıya indi. Yazı yazıyorum, kapıyı kapadım diyerek geri savdım. Bereket versin içeri girmedi. Bundan daha tatlı bir ölüm tasavvur edemiyorum. Kan aksın diye hiddetle kolumu kaldırdım. Baygınlık gelmeye başladı ‘’


Yazısının devamını getirememiştir kaybettiği kan yüzünden halsizleşmiş olduğu düşünülüyor. 
Bağrışları üzerine odasına girenler onu o halde görünce koşarak doktor çağırmaya yeltenmişlerdir ama o Beyhude uğraşmayınız, beş dakikalık ömrüm kaldı diyerek son sözünü söylemiştir.

Fuad’ın intiharı duyulunca herkes çok şaşırmıştır. Ahmet Mithat Efendi bile duyduklarına inanamamıştır.

 Son dönemlerinde maddi sıkıntılar içersin de olan Fuad’a kimse bu intiharı yakıştıramamıştır. 
Fuad cesedinin kadavra olmasını istemiştir ama bu kabul görülmemiştir.


İntihar kavramına oldukça yabancı olan Osmanlı halkı Beşir Fuad'ın intiharının gazetede yayınlanmasıyla bu haberden çok etkilenir. Kendini öldürüş şekliyle dilen dile dolanan Beşir Fuad o dönemde bir efsane olur. Gazetelerde olay yayılınca İstanbul'da intihar salgınları yayınlanmaya başlar. Arka arkaya intihar haberleri yayınlanmaya başlayınca dönemin Padişahı 2. Abdülhamid intihar haberlerine yayın yasağı getirir.

                                                

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Kitap Okuma Alışkanlığı Nasıl Kazanılır?